DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 2

1) ILGAR GEÇİDİ KAR NEDENİYLE KAPANDI, ARAÇLAR YOLDA KALDI

ARDAHAN’ın Posof ilçesinde, dün geceden beri etkili olan kar yağışı nedeniyle 2 bin 550 metre rakımlı Ilgar Dağı Geçidi ulaşıma kapandı. Çok sayıda TIR yolda kaldı.

Ardahan’ın Gürcistan sınırındaki ilçesi Posof’ta dün akşam saatlerinde kar yağışı etkili oldu. Şiddetli rüzgar sebebiyle birçok köyde elektrik kesintisi yaşanırken, tipiyle birlikte etkili olan yağış ulaşımı da olumsuz etkiledi. Gürcistan’dan gelip Türkiye’nin çeşitli kentlerine gidecek olan büyük bölümünü TIR’ların oluşturduğu çok sayıda araç, 2 bin 550 rakımlı Ilgar Geçidi kardan kapanınca yolda kaldı. Dün saat 17.00’den itibaren Posof ilçe merkezi ve kara yolu kenarındaki köylere yakın noktalarda bekleyişlerini sürdüren sürücüler, zor durumda kaldı.

Gürcistan’dan geldiğini ve Rize’ye gitmek için Türkgözü Sınır Kapısı’ndan ülkeye girdiğini belirten TIR şoförü Durmuş Yılmaz, “Yoğun kar yağışı devam ediyor. Ekipler belli ki yol açmakta zorlanıyorlar. Ilgar Dağı Geçidi kapalı olduğu için uzun süredir bekliyorum. Bir süre daha bekleyeceğiz gibi görünüyor” dedi.

Bu arada Türkiye’den Gürcistan’a gitmek üzere yola çıkan araçlar da Ilgar Dağı’nın kapalı olması sebebiyle Ardahan’ın Damal ilçesinde bekletiliyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

———————-

-Kar yağışı

-Yolda bekleyenler TIR’lar

-TIR sürücüsünün konuşması

Haber-Kamera: Alper TURGUT/POSOF(ARDAHAN),(DHA)

=================================================

2) PALANDÖKEN’DE KAYAK SEZONU BAŞLADI

KIŞ turizminin gözde mekanlarından Erzurum’daki Palandöken Kayak Merkezi’nde sezon açıldı. 200 bin metreküp kar serilen pistlerin bir bölümünde kayak yapılırken, acemi pistinin olduğu bölüm kızakçılarla doldu.

Yeterli miktarda yağışın düşmediği Palandöken, geçen yıldan depolanan ve suni sistemle üretilen karla sezonu açtı. En erken sezonun açıldığı kayak merkezi olan Palandöken, yerli ve yabancı misafirlerini ağırladı. Kar kalınlığının 41 santimetre olduğu Palandöken’de 200 bin metreküp kar serilen 2 pist, kayağa hazır hale getirildi. Erzurum Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Ejder 3200 A.Ş.’nin yoğun çalışmaları sonucu kayak için hazırlanan 2 bin 100 metre rakımdaki acemi pisti kızak severlerin tercihi olurken, kayakçılar ise 2 bin 450 rakımdaki pisti seçti.

Palandöken’in her yıl olduğu gibi bu sezon da kayağın ilk başladığı merkez olduğunu belirten Özkan Yıldırım, “Yine Erzurum her yıl olduğu gibi zirvedeki yerini korudu. Kayak sezonunu ilk açan il olarak ve güzel dağının muhteşem görüntüsüyle yine ‘number one’ olduğunu gösterdi. Biz de buradan eksik kalmak istemedik” dedi.

İstanbul’dan günübirlik Palandöken’e geldiğini belirten Fatih Ayrıçay, “Turizmle uğraşıyorum. Bugün sezonun açıldığını öğrendik, İstanbul’dan günübirlik olarak Palandöken’e geldik. Burada birçok kayak pisti de şu an açık, birçok insan da kayağını yapıyor. Her şey harika. Hava biraz esiyor ama gayet güzel, keyifli geçiyor. Belki bir gün daha uzatıp hatta ikinci gün de kalıp sonra İstanbul’a geri dönebiliriz” diye konuştu.

Eşiyle birlikte kayağa geldiğini ifade eden Ece Ayrıçay ise “Buraya eşimle birlikte kayağa geldik. Sezon açılışını beraber yaptık. Gayet güzeldi. Kaydık az önce şimdi tekrar kayacağız. Herkesi bekliyoruz şahane, insanlar, turistler akın akın, süper yani her şey” ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

———————————-

-Palandöken yazısınnın görüntüsü

-Özkan Yıldırım ile röp

-Kızak kayanlardan genel ve detay görüntü

-Telesiyeje binenler

-Fatih Ayrıçay ile röp

-Ece Ayrıçay ile röp

Haber – Kamera: Oktay POLAT / ERZURUM,(DHA)

=================================================

3) GÜRCİSTAN-TÜRKİYE ARASINDA GEÇİŞLERDE ‘ZORUNLU’ SAĞLIK SİGORTASI

ARDAHAN Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Çetin Demirci, Türkiye ile Gürcistan arasındaki geçişlerde ‘zorunlu sağlık sigortası’ uygulanacağını bildirdi. Demirci, 2026 yılı itibarıyla devreye alınacak olan zorunlu sağlık sigortası uygulamasının iki ülke arasındaki ticaretin yapısında önemli değişikliklere yol açacağını söyledi.

Türkiye ile Gürcistan arasında uzun yıllardır sadece kimlik kartıyla yapılan geçişlerde yılbaşından itibaren sağlık sigortası dönemi başlıyor. Gürcistan hükümeti, Türk vatandaşlarının ülkeye girişinde seyahat ve sağlık sigortası zorunluluğu getirdi. Uygulama 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girecek. ATSO Başkanı Çetin Demirci, Türkiye ile Gürcistan arasında 2026 yılı itibarıyla devreye alınacak sağlık sigortası uygulamasının ticaretin yapısında önemli değişikliklere yol açacağını belirtti.

‘SÜRECİN KISA VADEDE FİYATLARA VE TİCARET HACMİNE YANSIMASI KAÇINILMAZ’

Ardahan ve Kars’ın sosyo-ekonomik yapısında büyük payın sınır ticareti olduğunu ifade eden Demirci, “2026’da başlayacak olan sağlık sigortası uygulaması, Türkiye-Gürcistan ticaretinde yeni bir dönemin kapısını aralayacaktır. Bu dönüşümün Ardahan için fırsata mı yoksa yüksek maliyetli bir soruna mı dönüşeceği, büyük ölçüde uygulamanın sahadaki yönetimine bağlı. Türkiye ile Gürcistan arasında 2026 yılı itibarıyla devreye alınması planlanan zorunlu sağlık sigortası uygulaması, iki ülke arasındaki ticaretin yapısında önemli değişikliklere yol açacak gibi görünüyor. Özellikle sınır kapılarımız üzerinden yürüyen mikro ve orta ölçekli ticaret, bu yeni sürecin doğrudan hissedileceği alanların başında geliyor. Ardahan ve Kars illerimizin sosyo-ekonomik yapısında büyük payı bulunan sınır ticareti, bu düzenlemenin etkilerini hem fırsatlar hem de riskler bakımından ciddiyetle ele almak zorundadır. Sağlık sigortası sisteminin amacı iki ülke arasında ticari faaliyet yürüten sürücülerin, nakliyecilerin ve iş insanlarının acil sağlık hizmetlerine erişimde güvence altına alınması olarak belirtilmektedir. Bu yönüyle uygulama, insan sağlığını merkeze alan olumlu bir adım niteliği taşıyor. Bununla birlikte, sigorta primlerinin maliyetleri, prosedürlerin işleyişi ve sürecin bürokratik yoğunluğu lojistik maliyetlerine yenisi eklenecek. Bu süreç, Türkiye-Gürcistan hattında özellikle hızlı döngüyle çalışan küçük ticari işletmeler açısından ilave maliyetlerin kısa vadede fiyatlara ve ticaret hacmine yansıması elbette kaçınılmaz olacaktır” diye konuştu.

PRİMLER MAKUL SEVİYELERDE BELİRLENSİN

Gürcistan’a açılan Türkgözü ve Aktaş gümrük kapılarının bölge ekonomisinin can damarını oluşturduğunu vurgulayan Demirci, uygulanacak zorunlu sağlık sigortasında primlerin makul seviyede belirlenmesini istedi. Sigorta kontrol mekanizmasının başlangıç döneminde geçiş süresini uzatabileceğini kaydeden Demirci, şunları söyledi:

“Ticaretin hızlı akışına bağımlı küçük esnaf ve nakliyeciler, bu gecikmeleri maliyet artırıcı bir faktör olarak hissedecektir. Ardahan ve Kars çevresindeki sınır ticaretine konu faaliyetler çoğunlukla mikro ölçekli işletmeler tarafından yürütülmektedir. Sigorta primlerinin, özellikle düşük hacimli ticaret yapan aktörlerde, oransal olarak daha yüksek bir maliyet baskısı yaratma ihtimali olabilir. Diğer taraftan sağlık sigortası uygulaması sınırdan geçişlerde kayıt dışı faaliyetleri azaltma işlevi görür. Bu durum hem devlet gelirlerinin artması hem de düzenli çalışan işletmelerin rekabet gücünün korunması anlamına gelir. Sınırda aksaklıkların ve zaman kaybının yaşanmaması ve uygulamanın sağlıklı yürüyebilmesi için sigorta doğrulama sistemlerinin hızlı çalışması şarttır. Aksi takdirde yoğunluklar oluşabilir. Bu nedenle sınır kapılarında dijital altyapı iyileştirmeleri ve sigorta firmalarının sahaya entegrasyonu büyük önem taşımaktadır. İnsan odaklı değerlendirildiğinde, sağlık sigortası, ticaret yapan bireyler için güvenli bir çalışma zemini oluşturacağından, uzun vadede bölgenin lojistik cazibesini artırıcı bir etkisi olabilir. Sağlıklı, sürdürülebilir ve profesyonelleşmiş bir ticaret hattı, Ardahan’ın Kafkasya merkezli ticarette konumunu güçlendirecektir. Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası olarak gelişmeleri yakından takip ediyor, üyelerimizin bu süreçten en az maliyetle ve en yüksek faydayla çıkmasını hedefliyoruz. Bu kapsamda sigorta primlerinin bölge ticaretinin gerçekleri dikkate alınarak makul seviyelerde belirlenmesi, küçük ölçekli işletmelere yönelik kademeli geçiş veya indirimli prim uygulaması yapılması, Türkgözü ve Aktaş sınır kapılarında dijital doğrulama süreçlerinin hızlandırılması konularında taleplerimizi üst makamlara ilettik.ö

Çetin Demirci, “Yine uygulama başlamadan önce esnaf ve nakliyecilerimize yönelik bilgilendirme toplantıları düzenlenmesini önemli buluyoruz. Bizler, bölge ticaretinin güçlenmesi için her zaman olduğu gibi çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemeye devam edeceğiz. Sınır ticareti bölgemizin sosyal ve ekonomik omurgasıdır, bu omurgayı güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudurö dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————————

-Sınır kapısından görüntü

-ATSO Başkanı Çetin Demirci,

Haber-Kamera: Alper TURGUT / ARDAHAN,(DHA)

=================================================

4) BODRUM MANDALİNASI BAHÇEDE 15-20, MANAVLARDA 100 LİRADAN SATILIYOR

MUĞLA’nın dünyaca ünlü ilçesi Bodrum’da, coğrafi işaretli mandalinanın hasadı başladı. Rekoltenin bu yıl 3 bin tonun altında olduğunu belirten Bodrum Mandalin Hareketi öncüsü Erman Aras, “Bahçede toptan olarak baktığınızda kalitesine göre kilosu 15-20 lira bandında gidiyor. Son kullanıcıya 40-50 lira bandında ulaşıyor. Manavlara gittiğiniz zaman bu rakam 100 liralara kadar gidebiliyor” dedi.

Dünyanın önemli turizm merkezlerinden Bodrum’da kentin coğrafi işaretli ürünü olan Bodrum mandalinasının hasadı başladı. Başta Bitez ve Ortakent mahallelerinde olmak üzere yarımadanın farklı noktalarında mandalinalar üreticiler tarafından bahçelerden toplanmaya başlandı. Aroması ve kokusuyla katma değer özelliğe sahip Bodrum mandalinası başta reçel, gazoz, lokum ve kolonyada olmak üzere birçok üründe kullanılıyor. Rekoltenin ise bu yıl 3 bin tonun altında olduğu belirtildi.

‘REKOLTE 3 BİN TONUN ALTINA DÜŞTÜ’

Bodrum mandalinasının yılbaşının geldiğinin habercisi olduğunu belirten Bodrum Mandalin Hareketi Öncüsü ve Bodrum Kent Konseyi Coğrafi İşaretler Çalışma Grubu Kolaylaştırıcısı Erman Aras, “Aralık ayında Bodrum yerli mandalinası güzel ve yenilebilir formuna geliyor. Bu sene Bodrum geneline baktığımız zaman rekolte 3 bin tonun altına düştü. Çünkü ağustos ayında yüksek sıcaklıkların Bodrum mandalinasını olumsuz etkiledi” dedi.

Bodrum mandalinasında pazarda halen beklenen fiyatlara ulaşıldığını belirten Aras, “Piyasada çok çekirdeksiz mandalina var. Bodrum mandalinası bunların aksine çekirdekli, aroması çok güçlü. Seveni çok ama pazar bulması zor. Çekirdeksiz daha çok tercih ediliyor. Bodrum mandalinasını yiyen bir daha bırakamıyor. Bahçede toptan olarak kilosu kalitesine göre 15-20 lira bandında gidiyor. Son kullanıcıya kilosu 40-50 lira bandında ulaşıyor. Manavlara gittiğiniz zaman bu rakam 100 liralara kadar gidebiliyor” diye konuştu.

‘MENÜLERDE KULLANILSIN’

Bodrum’daki işletmelerin Bodrum mandalinasını menülerinde kullanmalarını istediklerini ifade eden Aras, şöyle devam etti:

“Bodrum mandalinasıyla güzel katma değerli ürünler yapılabiliyor. Bodrum’daki işletmeler gerçek anlamda taleplerini masaya koysalar, Bodrum’daki üretim aslında Bodrum’daki işletmelere bile yetmez. Katma değerli ürünleri yaz boyu gelen misafirlere sunabilirler. Bu bizim kurtuluşumuz olur. Bahçedeki rakamlarda yükselmiş olur. Böylelikle mandalina yetiştiricileri de bahçelerine bakabilirler. Amacımız da bunu yapmak.”

‘YEŞİL FORMU DA GÜZEL’

Bodrum mandalinasının ağustos ayında çıkan yeşil formunun da güzel olduğunu ve iyi de bir pazarı olduğuna dikkati çeken Aras, “Yeşilken iyi kullanabilsek o zaman seyreltmiş oluyoruz. Şimdi yetişen ürünler çok daha güzel ve lezzetli olarak bize geri dönüyor. İşletmeler coğrafi işaretli Bodrum mandalinasına sahip çıksa üreticilerin yüzü güler, ağaçları koruruz. Hasadımız normal şartlarda Ocak 15’e kadar ve en lezzetli zamanı. Don olmazsa şubat sonu mart ortasına kadar devam ediyor. Don olursa tadından gidiyor. O nedenle aralık ayı en güzel zamanı, herkese tavsiye ederim” dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

——————————-

-Hasattan görüntü

-Mandalinaların kasalanmasından görüntü

-Mandalina bahçesi ve çiftçilerden görüntü

– Bodrum Mandalin Hareketi Öncüsü ve Bodrum Kent Konseyi Coğrafi İşaretler Çalışma Grubu Kolaylaştırıcısı Erman Aras ile röp.

Haber – Kamera: Fırat AKAY / BODRUM (Muğla), (DHA)

=================================================

5) EBRU SANATI İLE FİZİK ÖĞRENİYORLAR

İZMİR’in Buca ilçesindeki Sezai Karakoç Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri, ebru sanatını fizik dersinin kavramlarıyla birleştirerek hem geleneksel sanatı deneyimliyor hem de TÜBİTAK 4006-B projesine hazırlanıyor. Lisede fizik öğretmeni Dilek Hasırcı, “Ebru sanatının içinde adezyon ve kohezyon kuvveti, kılcallık, yüzey gerilimi gibi birçok fizik kavramı var” dedi.

Buca Sezai Karakoç Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde fizik öğretmeni Dilek Hasırcı ve öğrencileri, ebru sanatçısı Nebahat Türkyılmaz eşliğinde, somut olmayan kültürel miras ebru sanatını bilimle buluşturuyor. Adezyon, kohezyon, kılcallık ve yüzey gerilimi gibi fizik kavramlarının ebru sanatındaki yansımalarını uygulamalı olarak öğrenen öğrenciler hem geleneksel sanatı deneyimlerken hem de bilimin temel prensiplerini pratikte öğreniyor. Aynı zamanda nisan ayında düzenlenecek olan TÜBİTAK 4006 B projesine hazırlanan öğrenciler, ebru sanatıyla kitap kapakları, ayraç ve hat eserleri gibi farklı ebru türleri çalışmaları yürüterek sanatı daha ilgi çekici hale getiriyor. Öğretmen Hasırcı, “Ebru sanatının içinde adezyon ve kohezyon kuvveti, kılcallık, yüzey gerilimi gibi birçok fizik kavramı var. Örneğin su içine boya damlacıkları bırakıldığında yüzey geriliminin etkisiyle birbiri içinde açılıyor” diye konuştu.

‘SANAT İLE BİLİMİN İÇ İÇE OLDUĞUNU ÖĞRENMİŞ OLUYORLAR’

Dilek Hasırcı, öğrencilerinin 3 aydır birçok ebru sanatı türünü yaptığını belirtip, “Kitap ayraçları, kitap kapları, ebrunun üzerine hat sanatları gibi ilgi çekici hale getirdikleri tablolar da yapıp hazırlığımızı tamamlayacağız. Öğrencilerim hem sanatı icra ederken hem de her aşamasında bilimi de görmüş oluyorlar. Deneyimleyerek, sanat ile bilimin iç içe olduğunu da öğrenmiş oluyorlar. İkisi bir arada olduğunda disiplinler arası çok daha güzel şeyler ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.

‘SANATIN HER YERDE OLDUĞUNU DE BİR KEZ DAHA GÖRMÜŞ OLUYORUZ’

Ebru sanatçısı Nebahat Türkyılmaz da ebru sanatını tanıtmak için birçok davet aldığını belirtip, “Bunlardan biri de öğrencilerimizi hem geleneksel sanat ile tanıtmak hem de sanatın içinde yer alan bilimi anlatmak adına buraya gelmek oldu. Öğrencilerin ebru sanatının içindeki fizik kurallarını deneyimleyerek öğrenmeleri, bilgilerini daha kalıcı hale getiriyor. Çocukların gözlerinde görmüş olduğum ışıltı ve sanata olan merak ve ilgilileri beni çok mutlu etti. Böylelikle aslında sanatın her yerde olduğunu bir kez daha görmüş oluyoruz” dedi.

‘ÖĞRETMENİMİZİN ANLATTIĞI ŞEYLERİ DENEYİMLEMEK ÇOK HEYECANLI’

Buca Sezai Karakoç Anadolu İmam Hatip Lisesi 10’uncu sınıf öğrencisi Zeynep Artemur, “Suyun üzerine sanat eseri çıkarmak ve bunu deneyimlemek benim için farklı bir deneyim. Boyların karıştığını görmek hem çok heyecan verici oluyor hem de iyi hissettiriyor. Fizik dersinde öğretmenimizin anlattığı şeyleri deneyimleyerek öğrenmek ve şahit olmak çok heyecanlı. Derste dinlediklerimizin gerçekleşmesini görmekte gerçekten çok heyecan verici. Hem fiziği daha iyi kavradım hem de ebru sanatını öğrenmiş oldum. Bilim ile sanatı birleştirdiğimiz projemiz ile TÜBİTAK 4006 B’ye hazırlanıyoruz. Bu da elbette beni çok heyecanlandıran bir şey” diye konuştu.

Aynı okulda 12’nci sınıf öğrencisi olan Abdullah Abdullah da “Dersi öğrenmemize çok katkı sağlamasının yanı sıra ebru sanatını öğrenmiş olduk. Ebru sanatını yapmak insanın içini ferahlatıyor ve stresini azaltıyor. Bir de doğanın renklerinin şekil alması bilimle bağdaşınca daha bir anlamlı oldu benim için” dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

——————————-:

-Öğrencilerin ebru sanatı yaparken görüntüsü

-Buca Sezai Karakoç Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde Fizik Öğretmeni Dilek Hasırcı ile röp.

-Ebru Sanatçısı Nebahat Türkyılmaz ile röp.

-Öğrencilerden Zeynep Artemur ve Abdullah Abdullah ile röp.

-Genel ve detay görüntü

Haber: Yağmur ÖNGÜN – Kamera: Tekin GÜRBULAK / İZMİR, (DHA)-

===========================================

6) EVDE YILBAŞI KUTLAMASINA ‘SÜSLÜ’ TARİFE

YILBAŞI kutlamasında tercih edilen yapay çam ağacı ile süs eşyaları ve Noel Baba şapkası, sakalı gibi ev süslerinin maliyeti, tercihe göre yaklaşık 2 bin lira ile 22 bin 500 lira arasında değişiyor.

Antalya’da, yeni yılı evde kutlayacakların alışveriş telaşı başladı. Ev süslemesi için ilk tercih ise yapay çam ağacı ile Noel Baba kostümü oldu. Yılbaşını evde kutlamak isteyenler, hediyelik eşya satışı yapan mağazalar ile online alışveriş sitelerine yoğun ilgi gösterdi.

Yılbaşı kutlaması için yapay çam ağacı ve süslemesindeki yıldız, renkli küre, hediye paketleri en çok satılan ürünler arasında yer aldı. Evde yılbaşı kutlamalarını daha eğlenceli hale dönüştürmek isteyenler ise Noel Baba kostümü, şapkası ve sakalına yoğun ilgi gösterdi. Mağazalardaki alışverişlerde Noel Baba kostümü, şapkası ile sakalı, yapay çam ağacı ve süslemede kullanılan yıldız, renkli kürelerin satışında son 1 haftada artış yaşandı.

Hediyelik eşya satılan mağazanın sorumlusu Behice Öztürk, insanların yılbaşını evde kalabalık kutlamayı planladığını, bunun için hazırlıklara başladıklarını vurguladı. Otel ve restoran işletmelerinin de süsleme için alışveriş yaptığını dile getiren Öztürk, kentteki yabancıların süsleme için hediyelik eşya mağazalarına yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.

Süsleme için alışveriş yapanların en çok tercih ettiği 150 santimetre boyundaki yapay çam ağacının 2 bin 450 liradan alıcı bulduğunu anlatan Öztürk, “90 santimetrelik yapay çam ağacı 350 lira, 180 santimetre uzunluğundaki yapay çam ağacı 3 bin 250, 3 metre boyundaki 15 bin liradan satılıyor. Yılbaşı ağacı süslemelerinde genellikle kullanılan 6’lı çan 245 lira, 4’lü süs treni 245, 6’lı top 125, 4’lü küçük Noel Baba maketi 175, 12’li fiyonk 60 lira, ağaç tepeliği 300, LED ışık 245 liradan satılıyor” dedi.

Yapay çam ağacıyla süsleme malzemelerinin fiyatının bu sene geçen yıla göre yaklaşık yüzde 40 arttığına değinen Öztürk, “Evde hazırlanacak yapay yılbaşı ağacının maliyeti, süslemeleri de eklendiğinde 2 bin lira ile 22 bin 500 lira arasında değişiyor. Süsleme için Noel Baba maketleri, renkli toplar, çok sıra ışık, yıldızlar, renkli küreler, çam dalları, çelenkler en çok tercih edilen malzemeler. Yeni yılı evde karşılayacak olanlar, bütçe ve zevklerine göre hazırlığını yapıyor” ifadelerini kullandı.

Öztürk, Noel Baba kostümü, sakalı ve şapkasının yoğun ilgi gördüğünü anlattı. Öztürk, “En çok satılan Noel Baba şapkasının fiyatı 205 lira, şapkası 250 lira. Kostüm 1750 liraya satılıyor” diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

————–

-Noel baba figürü detay

-Atlı karınca ve süslemelerden detaylar

-Mağazada süslemeleri inceleyenler detay

-Yılbaşı süslemeleri genel detay görüntü

-RÖP: Behice Öztürk

-Yılbaşı ağacı detay

-Yılbaşı topları detaylar

-Genel detaylar

Haber: Tolga YILDIRIM- Aysu DURSUN- Kamera: Mehmet YILMAZ/ANTALYA, (DHA)-

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir