1) ŞARKICI GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN SORUŞTURMADA KIZI TUĞYAN GÜLTER, TUTUKLANDI
YALOVA’da 6’ıncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin başlatılan soruşturma çerçevesinde ‘kasten adam öldürme’ suçlamasıyla gözaltına alınan kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve kendisiyle beraber toplam 5 şüpheli emniyette ifade işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi. Adliyeye gelen Tuğyan Ülkem Gülter, “Ben suçsuzum” dedi. Güllü’nün aile avukatlığını yapan Rahmi Çelik ve beraberindeki avukatlar dosyadan çekildiklerini Tuğyan Ülkem Gülter’in avukatlığını bıraktıklarını açıkladı.
26 Eylül’de Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’nde bulunan 6 katlı binadaki evinin penceresinden düşen şarkıcı Gül Tut’un ölümüyle ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sürdürüyor. Teknik ve fiziki takibin ardından Tuğyan Ülkem Gülter ve arkadaşı Sultan Nur Ulu hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Yalova Emniyet Müdürlüğü ekipleri, iki şüphelinin yurt dışına kaçmak için hazırlık yaptığını belirledi. Bunun üzerine ekipler, İstanbul Büyükçekmece’de bir adrese düzenledikleri operasyonla Gülter ve Ulu’yu gözaltına aldı. O sırada evde bulunan bir kişi de gözaltına alındı.
GÖZALTI SAYISI 5’E YÜKSELDİ; SULTAN’IN BABASI DA GÖZALTINDA
Yalova’ya getirilen Gülter ve Ulu’nun emniyetteki sorgusu sürerken, 17 yaşındaki şüpheli ise ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında Gülter ile Ulu’yu Yalova’dan İstanbul’a aracıyla götüren kişi ile İstanbul’da kaldıkları evin sahibi T.Y. ile Ulu’nun babası A.U. da gözaltına alındı. Şüpheli sıfatıyla gözaltına alınan A.U.’nun, çeşitli suçlardan kaydı bulunduğu ve denetimli serbestlik hükümlüsü olduğu öğrenildi.
İFADELERİNDE ÇELİŞKİ VARDI, ADIM ADIM İZLENDİLER
Sürekli teknik ve fiziki takipte olan ve adım adım izlenen Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun ‘kasten öldürme’ suçundan gözaltına alındıkları öğrenilirken, kuvvetli somut delillerin girdiği belirtilen dosya için gizlilik kararı alındı. Bilirkişilerin olay yerinde inceleme gerçekleştirdikleri sırada şüphelilerin olayla ilgili verdiği ifadeyle, olay yerindeki canlandırma sırasındaki ifadelerinde çelişkilerin olduğu bildirildi. Ayrıca Gülter ile Ulu’nun farklı zamanda toplamda 3 kez alınan ifadelerinde de çelişkiler olduğu kaydedildi.
ELLERİNDE VALİZLERLE YAKALANDILAR
Yakalanmadan 4 gün önce, Büyükçekmece Mimaroba Mahallesi’nde sokakta yürürken güvenlik kamerasına yansıyan Gülter ve Ulu’nun, kaldıkları apartmandan bavullarla ayrıldığı anların da görüntüleri ortaya çıktı. Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun, Gürcistan ya da Fransa’ya kaçmak üzere evden valizlerle çıktıkları öğrenildi. Gülter ile Ulu’nun havaalanında yakalanmamak için deniz yolu ya da bir TIR’ın dorsesinde ülkeden ayrılma planı yaptıkları da kaydedildi.
İFADELERİN ARDINDAN ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Emniyetteki işlemlerin ardından şüpheliler, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sağlık kontrolü için getirildi. Kontrolün ardından ilk olarak Tuğyan Ülkem Gülter adliyeye sevk edildi. Diğer şüphelilerin işlemleri sürerken Gülter, “Ben suçsuzum, gerçekler ortaya çıkacak” dedi.
Öte yandan şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun ifadesine Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz ve beraberindeki 2 savcı daha katıldı.
‘TUĞYAN HANIM YÖNÜNDEN ÇEKİLME KARARI ALDIK’
Güllü’nün aile avukatlığını yapan Rahmi Çelik, adliye önünde yaptığı açıklamada beraberindeki avukatlarla dosyadan çekildiklerini ve Tuğyan Ülkem Gülter’in avukatlığını bıraktıklarını açıkladı. Gül Tut’un manevi mirasını korumak adına çekildiklerini dile getiren Çelik, şunları söyledi:
“Şimdi malumunuz üzerine Avukat Rahmi Çelik, Avukat Mert Erdoğan, Muharrem Çetin, Hakan Sezar, Aycan Hanım hepimiz rahmetli Gül Hanım’ın vekilliğini üstleniyorduk hayattayken. Rahmetli vefat ettikten sonra rahmetlinin çocuklarına sahip çıkmak gerekti ve bir de onun talebi üzerine de çocuklara sahip çıkmak adına bu dosyada vekillik görevine başladık. Fakat hem Tuğberk’ten hem de Tuğyan’dan çok özel bir ricamız ve talebimiz oldu. Dosyada en ufak bir şüphe sezdiğimiz anda vekillik görevimizi sürdürmeyeceğiz. Hem Tuğberk, hem de Tuğyan yönünden biz bunun sözünü aldık. Şimdi gelinen noktada yine biliyorsunuz ki bu zamana kadar hep mağdur sıfatıyla ifadeleri alındı. Fakat geçtiğimiz üç gündür Tuğyan yönünden şüpheli sıfatıyla artık ifadeler alınmaya başlandı. Dosyada şüpheli sıfatı kazandı, hal böyleyken rahmetli Gül Hanım’ın da manevi mirasını korumak adına hem Tuğberk’ten hem de Tuyan’dan da aldığımız onay üzerine Tuğyan hanım yönünden çekilme kararı aldık. Fakat bu Tuğya’nın suçlu olduğu anlamına gelmesin ve masum olduğu anlamına da gelmesin. Biz yalnızca rahmetlinin manevi mirası ve çocuklardan aldığımız söz üzerine dosyadaki şu son aşamada göz önüne alındığı zaman çekilmeye ihtiyacımız var. Tuğberk Bey yönünde vekilliğimiz devam ediyor. Tuğyan hanım yönünden de başka bir avukat meslektaşımız müdahillik görevini devam ettiriyor. Bu bizim gördüğümüz lüzumdur. Sultan Hanım’ın itirafçı diyemeyiz çünkü dosyada kısıtlılık kararı var. Şu aşamada bekleyeceğiz önümüzdeki günlerde zaten olaylar netleşecektir. İyi veya kötü. 2 gün önce adli makamların elinde ne delil varsa bugünde aynı deliller var. Değişen bir şey yok kısıtlılık kararı var süreci izleyeceğiz göreceğiz hep beraber.”
‘BİZİM NEZDİMİZDE YETERLİ ŞÜPHE OLUŞMUŞTUR’
Avukat Aycan Sevsay da, Tuğyan Ülkem Gülter adına dosyadan çekildiklerini belirterek,” Bu sürecin en başında Tuğyan Hanım ve Tuğberk Bey müşteki sıfatıyla dinleniyordu. Cinayetin aydınlatılması için bu şekildeydi. Ancak sonrasında dosyadaki sıfatı değişti ve şüpheli oldu. Rahmi Bey ve ekibi olarak biz de her aşamada dedik ki ‘En başından beri ikisine de dosyada en ufak bir şüphe hissedersek bunu yüreğimizde duyarsak Güllü Hanım’ın kıymeti, mirasına saygısızlık olmaması adına biz dosyadan çekileceğiz’ demiştik. O yüzden bugün Güllü Hanı’ma verdiğimiz sözü yerine getiriyoruz. Rahmetle anıyoruz kendisini. Bizim nezdimizde yeterli şüphe oluşmuştur. Bu Tuğyan Hanım’ın bu suçu işlediği ya da işlemediği gibi bir anlam ifade etmemektedir. Soruşturma halen devam etmekte ve kendisi adliyeye sevk edilecektir. Dosyada gizlilik vardır” dedi.
ŞARKICININ KIZI TUTUKLAMA TALEBİYLE NÖBETÇİ HAKİMLİĞE SEVK EDİLDİ, 3 KİŞİ SERBEST
Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında ‘kasten adam öldürme’ suçlamasıyla gözaltına alınan ve dün adliyeye sevk edilen şüphelilerden kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklama, Sultan Nur Ulu ise yurt dışı çıkış yasağı talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi. Sultan Nur Ulu’nun babası A.U., evlerinde kaldıkları T.Y. ve şoför olarak bilinen şüpheli ise savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı.
SULTAN NUR ULU, ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST BIRAKILDI
Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında ‘kasten adam öldürme’ suçlamasıyla gözaltına alınan ve savcı tarafından yurt dışı çıkış yasağı talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edilen Sultan Nur Ulu, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in duruşması ise devam ediyor. Savcılıktaki işlemlerinin ardından salıverilen 3 kişinin ardından çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Ulu, işlemlerinin ardından polis eşliğinde evine götürüldü.
GÜLLÜ’NÜN KIZI TUĞYAN GÜLTER TUTUKLANDI
Şarkıcı Güllü’nün 6’ncı kattaki evinden düşerek ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla gözaltına alınıp, adliyeye sevk edilen kızı Tuğyan Ülkem Gülter, çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Sultan Nur Ulu hakkında ise ‘ev hapsi’ şeklinde adli kontrol kararı verildi. Ulu’nun babası A.U., evlerinde kaldıkları T.Y. ve şoför olarak bilinen şüpheli ise savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Şarkıcı Güllü’nün, kızı tarafından yüzü cama dönük iken itildiğini ifade eden Sultan Nur Ulu, savcılıktaki ifadesinde “Biz oynadıktan sonra Gül Anne yüzünü cama dönük haldeydi. O esnada dizlerinin az yukarı kısmından Tuğyan sarılarak Gül Anne’yi itti ve böylelikle dengesini kaybedip düştü. Ben şok oldum. Sonrasında Tuğyan bana ‘koş’ dedi. Aşağı koştuk” dediği öğrenildi. (DHA)
GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİ
Haber-Kamera: Zehra BAYKAL/YALOVA, (DHA)
==========================================
2) SAKARYA’DA KOMŞU ESNAFLAR ARASI SİLAHLI KAVGA; 1 ÖLÜ, 1 YARALI
SAKARYA’nın Serdivan ilçesinde iki komşu esnaf arasında çıkan silahlı kavgada 1 kişi öldü, 1 kişi de yaralandı.
Olay, dün saat 23.30 sıralarında Serdivan ilçesi İstiklal Mahallesi Bağlar Caddesi’nde meydana geldi. Caddede karşı karşıya komşu olan tekel bayi ile oyun salonu işletmecileri henüz bilinmeyen nedenle tartıştı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine tekel bayide çalışan kimliği belirsiz şüpheli, tabancayla karşı gruba ateş açtı. Açılan ateş sonucu isimleri öğrenilemeyen iki kişi yaralandı. Olayın ardından şüpheli kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ambulanslarla hastaneye kaldırılan yaralılardan biri, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
Kaçan cinayet şüphelisini yakalamak için harekete geçen polis, olayla ilgili soruşturmaya devam ediyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
—————–
-Olay yerinden görüntüler
-Polis ekiplerinin çalışması
-Genel ve detay görüntüler
Haber: Serhat YILMAZ/SERDİVAN (Sakarya), (DHA)
==========================================
3) TIR’IN ARKADAN ÇAPTIĞI SERVİS MİNİBÜSÜNDEKİ 9 KİŞİ YARALANDI
ESKİŞEHİR’de TIR’ın arkadan çarptığı işçi servisi minibüsündeki 9 kişi yaralandı.
Kaza, gece saatlerinde Eskişehir-Bursa çevre yolunda meydana geldi. Mesut E. yönetimindeki 03 ACM 533 plakalı TIR, iddiaya göre Gökhan Y. idaresindeki 26 S 1036 plakalı işçi servisi minibüsüne arkadan çarptı. Kazada savrulan servis minibüsü, kaldırıma çıkarak durabildi. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Servis minibüsünde yaralanan Ö.K., A.Ç., T.A., N.F., Z.Y., Ü.E., L.T., H.Y. ve N.A., ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.
Polis, kazayla ilgili soruşturma başlattı. (DHA)
Görüntü Dökümü
——————
-Kaza yerinden görüntüler
-Yaralı işçi görüntüsü
Haber-Kamera: Batuhan KILIÇ/ESKİŞEHİR, (DHA)
==========================================
4) KİLİS’TE HAFİF TİCARİ ARAÇ İLE OTOMOBİL ÇARPIŞTI: 3 YARALI
KİLİS’in Polateli ilçesinde otomobil ile hafif ticari aracın kafa kafaya çarpışması sonucu 3 kişi yaralandı.
Kaza, dün akşam saatlerinde ilçeye bağlı Ürünlü köyünde meydana geldi. Sıdık Kurt yönetimindeki 06 CYJ 602 plakalı otomobil ile Mahmut Mamatoğlu idaresindeki 07 GUH 10 plakalı hafif ticari araç, henüz bilinmeyen nedenle kafa kafya çarpıştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık ekipler sevk edildi. Kazada yaralanan araç sürücülerine otomobilde yolcu konumundaki Zeynep Kur, ambulanslarla Kilis Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kazayla soruşturma başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
—————
-Olay yerinden görüntü
-2 Araçlardan görüntü
-Olay yerinde çalışmalar
-İtfaiye araçta sıkışanları çıkarırken
-Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Reşit ÇELEBİOĞLU/KİLİS, (DHA)
==========================================
5) GAZİANTEP’TE BALKONUN DEMİR KORKULUĞUNDA ASILI KALAN ÇOCUĞU, VATANDAŞ KURTARDI; O ANLAR KAMERADA
GAZİANTEP’te evin balkonun demir korkuluklarında baş kısmından asılı kalan çocuk, mahallede bir vatandaş tarafından kurtarıldı. Vatandaşın çocuğu kurtarma anları ise çevredeki bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi
Olay, önceki gün Ulaş Mahallesi’nde meydana geldi. 3 yaşlarında ismi öğrenilemeyen bir çocuk, bilinmeyen bir nedenle evlerinin balkonunda bulunan demir korkuluklara baş kısmından asılı kaldı. Düşme riske olan ve çığlık atan çocuğu gören mahalleden bir vatandaş, yardıma koştu. Çocuğun düşmesini engelleyen vatandaş, daha sonra demir korkuluklardan kurtardı. Çocuğun kurtarılma anları, bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
—————
-Çocuğun kurtarılma anı cep telefonu görüntüleri
-Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Ahmet ATMACA/GAZİANTEP, (DHA)
==========================================
6) MİNİBÜSÜN ÇARPARAK MİRAÇ’IN ÖLÜMÜNE NEDEN OLDUĞU KAZANIN KAMERA GÖRÜNTÜSÜ ORTAYA ÇIKTI
KOCAELİ’nin Gebze ilçesinde ilkokul öğrencisi Miraç İslam Efe’nin (10), okul çıkışı yolun karşısına geçerken minibüsün çarpması sonucu hayatını kaybettiği kazanın güvenlik kamera kayıtları ortaya çıktı.
Kaza, Çarşamba günü öğle saatlerinde ilçeye bağlı Arapçeşme Mahallesi Şehit Oktay Kaya Caddesi’nde meydana geldi. Okuldan çıkıp eve giderken yolun karısına geçmeye çalışan ilkokul 4’üncü sınıf öğrencisi Miraç İslam Efe’ye, H.T. yönetimindeki 41 T 8279 plakalı işçi servisi minibüsü çarptı. İhbar üzerine kaza yerine sevk edilen ambulans ile Gebze Fatih Devlet Hastanesi’ne kaldırılan ağır yaralı Miraç İslam Efe, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Gözaltına alınan ve emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen servis minibüsü şoförü H.T., çıkarıldığı mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Minibüsün, Miraç’a çarptığı anın güvenlik kamera kayıtları ortaya çıktı. Kamera kaydında, caddeden karşıya geçen Miraç’a minibüsün çarptığı anlar yer aldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
—————-
-Minibüsün çocuğa çarptığı an güvenlik kamera görüntüsü
Haber:Erol POLAT/GEBZE (Kocaeli), (DHA)
==========================================
7) PARK HALİNDEKİ HAFİF TİCARİ ARACA ÇARPAN OTOMOBİLİN SÜRÜCÜSÜ, ARACINI BIRAKIP KAÇTI
KÜTAHYA’da park halindeki hafif ticari araca çarpan otomobilin sürücüsü, arka plakasını söktüğü aracını kaza yerinin 100 metre uzağına bırakıp, yaya olarak kaçtı kaçtı.
Kaza, gece saatlerinde Fuatpaşa Mahallesi Ahi Evran Caddesi’nde meydana geldi. Sürücünün kimliği tespit edilemeyen 43 EA 745 plakalı otomobil, yol kenarında park halindeki 16 GM 943 plakalı hafif ticari araca çarptı. Otomobil sürücüsü, hasar gören aracıyla kaza yerinden 100 metre uzaklaştıktan sonra durdu. Otomobilin arka plakasını söktüğü öne sürülen sürücü, aracını yol ortasında bırakıp, bölgeden yaya olarak kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemede otomobilin ön plakası, çarptığı hafif ticari aracın yakınında bulundu. Sürücünün kimlik tespiti için çalışma başlatan polis, kazada hasar gören otomobili ise emniyetin otoparkına çektirdi.
Kazayla ilgili soruşturma devam ediyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
—————-
-Kaza yerinden görüntü
-İtfaiye ekiplerinden görüntüler
-Otomobilden detaylar
-Genel görüntüler
Haber-Kamera: Oğuzhan KILIÇ/KÜTAHYA, (DHA)
==========================================
8) RESUL DERİN’İ SOPA VE ÇEKİÇLE ÖLDÜREN İKİ SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI
MARDİN’de işe giden Resul Derin’i (40) sopa ve çekiçle döverek öldürdükleri iddiasıyla tutuklu yargılanan kuzenler Abdulvahap Acet ve Selahattin Acet, ‘tasarlayarak adam öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Olay, 21 Haziran 2024’te Artuklu ilçesi 13 Mart Mahallesi’nde meydana geldi. 5 çocuk babası Resul Derin (40), evinden çıkıp işine gittiği sırada arkasından yaklaşan 2 kişi tarafından çekiç ve sopayla dövülerek öldürüldü. Olay, bir iş yerinin güvenlik kamerasına da yansıdı. Kamera kaydında, yolda yürüyen Derin’e arkasından koşarak gelen 2 kişinin ellerindeki çekiç ve sopayla vurmaya başladığı, ilk darbede düşen Derin’e defalarca vuran şüphelilerin, çevredekilerin olay yerine gelmesiyle kaçıp uzaklaştığı görüldü. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında polis ekipleri, kimlikleri tespit edilen şüpheliler Abdulvahap Acet ve kuzeni Selahattin Acet’i otomobille kaçtıkları Kızıltepe ilçesinde operasyonla yakaladı. Şüphelilerin aracında 2 tabanca, 2 şarjör ve 30 mermi ele geçirildi. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkeme tarafından ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklandı.
‘BİR ANLIK SİNİR İLE OLDU’
Tutuklanan Selahattin Acet, emniyet ve savcılıktaki ifadesinde, “Olaydan 1 ay önce Derik’te Tarlacık köyünde, benim köyümde 2 genç ile maktulün köyünden 2 genç arasında tartışma çıkmış, çıkan tartışma sonrası benim köylülerim ile Resul Derin’in köylüleri ile akrabaları arasında büyük çaplı kavga çıkmıştı. Çıkan kavgada kardeşim N.A. ciddi şekilde yaralanmıştı. Ayrıca annem Z.A. da yaralanmıştı. Maktul beni gördü ve beni tanıdı. Bana küfretti, bir anlık sinir ile oldu” dedi.
KUZENLERE AĞIRLAŞTIRMIŞ MÜEBBET CEZASI VERİLDİ
Mardin 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde davanın 4’üncü duruşması görüldü. Duruşmaya tutuklu sanıklar Abdulvahap Acet ve Selahattin Acet, maktulün eşi ve yakınları katıldı. Kimlik tespiti ile başlayan duruşmada Cumhuriyet Savcısı, mütalaasını açıklayarak, tutuklu sanıkları ‘tasarlayarak adam öldürme’ suçundan cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Abdulvahap Acet ve Selahattin Acet’e TCK 82/1 maddesi gereğince ‘tasarlayarak kasten adam öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış hapis cezası verdi. Sanıkların cezalarında ise herhangi bir indirim uygulanmadı.
‘ADALET YERİNİ BULDU’
Duruşma sonrası konuşan Resul Derin’in kuzeni İbrahim Dayan, “Dava karara bağlandı bugün. Adalete güveniyoruz. Başta iki avukatımıza da teşekkür ediyoruz. İkisi de çok büyük çaba gösterdi. Ondan dolayı başta avukatlarımıza teşekkür ediyoruz. Adalet yerini buldu. Emeği geçen bütün heyete de saygılarımızı sunuyoruz” dedi.
Derin’in eşi Masiye Derin de “Adalet yerini buldu, mutluyum” diye konuştu.
‘ EN AĞIR CEZAYI ALDILAR ‘
Derin ailesinin avukatı Gurbet Bilbay, sanıkların en ağır cezayı aldıklarını belirterek, şöyle konuştu:
“Sanıklar 82/1 maddesinden ceza aldı. ‘Tasarlayarak adam öldürmek’ suçundan, yani ağırlaştırılmış müebbet. Zaten ceza da buydu, başından beri suçtan kurtulmaya yönelik savunmalar yaptılar. Hatta Viranşehir’den buraya pantolon almaya geldiklerini bile söylediler. Yetmiyormuş gibi park yerinin karşıda olduğunu iddia ettiler. Heyet lehimize karar verdi. Savcı zaten mütalaasında da bunu istedi. Adalet yerini buldu, bunun için çok teşekkür ederiz. Umarım İstinaf ve Yargıtay’da da aynı sonucu alırız. Hiçbir şekilde indirim uygulanmadı, en ağır şekilde ceza aldılar.” (DHA)
Görünt Dökümü
————–
-Resul Derin’in araçla takip edildiği anlardan görüntüler
-Cinayet anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri
-Mardin Adliyesi’nden görüntüler
-Duruşma sonrası Derin ailesinin açıklamaları
-Avukatın konuşması
-Resul Derin’in fotoğrafı
Haber-Kamera: Salih KESKİN/MARDİN, (DHA)
==========================================
9) BABAANNE VE 2 TORUNUNU BIÇAKLAYIP ÖLDÜREN SANIK HAKİM KARŞISINA ÇIKTI
ZONGULDAK’ta Halil Can Köroğlu (24), kardeşi Emirkan (18) ve babaanneleri Nazmiye Köroğlu’nu (75) köyde düğünden dönerken bıçaklayarak öldüren Erdeniz Köroğlu’nun yargılanmasına başlandı. Mahkemede, kendini savunduğunu öne süren sanık, “İnkar etmiyorum ancak beni boğmaya çalışıp, saldırdılar, nefessiz kaldım ölüyordum. Kurtulmak için bıçakladım ama kasap mıyım, cani miyim durduk yere yapayım” dedi.
Olay, 21 Temmuz’da Zonguldak merkeze bağlı Köroğlu köyünde meydana geldi. Olaydan 1 ay önce Erdeniz Köroğlu’nun kardeşi E.K., Halil Can Köroğlu, Emirkan Köroğlu kardeşler ve bazı akrabaları tarafından köy kahvesinde darbedildi. Bu nedenle 2 aile arasında husumet oluştu. Olay gecesi, yakınlarının köyde açık alandaki düğününe katılan Köroğlu kardeşler ile darbedilen E.K.’nin ağabeyi Erdeniz Köroğlu karşılaşınca, düğün dönüşü tartışma yaşandı. Erdeniz Köroğlu, bıçakla 2 kardeşe saldırdı. O sırada torunlarını korumaya çalışan babaanne Nazmiye Köroğlu da bıçak darbeleriyle yaralandı. Erdeniz Köroğlu evine giderken, 2 kardeş ve babaanneleri yere yığıldı. Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarıyla bölgeye jandarma ve sağlık görevlileri sevk edildi. Ambulansı beklemeyen yakınları, özel araçlarıyla yaralıları yola çıkardı. Yaralılar yolda karşılaşılan sağlıkçılar tarafından Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi ve Atatürk Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Halil Can Köroğlu, kardeşi Emirkan ve babaanneleri Nazmiye Köroğlu, hastanede öldü. Erdeniz Köroğlu, daha sonra yakalandı ve çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.
İLK DURUŞMA
Akrabalarından 3 kişiyi öldüren Erdeniz Köroğlu hakkında ‘Kasten öldürme’ suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle dava açıldı. Davanın ilk duruşması, Zonguldak 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada öldürülenlerin yakınları, tutuklu sanık ve avukatlar hazır bulundu. Duruşmaya girmek isteyen izleyiciler, adliye binasında kuyruk oluşturdu. Polis ekipleri, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı bina içi ve çevresinde güvenlik önlemi aldı. Sanık Erdeniz Köroğlu, olayda saldırıya uğradığını ve kendisini savunmaya çalıştığını iddia ederek, “Olay anında E.K., eşime ağır küfürler etti. Halil Can ve Emirkan küfrederek geldi. Hepsi bana saldırdılar. Ben bıçakladığımı inkar etmiyorum ancak beni yere yatırıp boğmaya çalışıp saldırdılar, nefessiz kaldım, ölüyordum. Kurtulmak için bıçakladım ama kasap mıyım, cani miyim durduk yere yapayım, savunmak içindi” dedi.
12 TANIK DİNLENDİ
Ölenlerin, şikayetçi sıfatıyla davaya katılan yakınları da aralarında husumet bulunmadığını, sanığın en ağır cezayı almasını istediklerini söyledi. Duruşmada ayrıca 12 kişi tanık olarak dinlendi. Tanık ifadelerine karşı söz verilen anne Fatma Köroğlu, “Erdeniz’e yaklaşınca bıçağın parladığını gördüm. ‘Sen ne yaptın’ derken bana da bıçak savurdu. Erdeniz, kendini kurtarmak istese koluna bacağına vurur, kalbinden bıçaklamış yavrumu. Bizim kimseyle husumetimiz olmadı. Kimseye hakaret, küfretmedim” ifadelerini kullandı.
DURUŞMA ERTELENDİ
Sanık avukatları, gelinen aşamada tahliye taleplerinin olmadığını belirtti. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verip, ifadesi alınamayan tanıkların dinlenmesi için duruşmayı erteledi. Adliye çıkışında, sanık ring aracına alınırken, öldürülenlerin yakınları tepki gösterdi. (DHA)
Görüntü Dökümü
—————
-Adliye binası önü
-Sanığa, ölen yakınlarının hakareti
-Sanığın ring aracına alınması
-Sabahki yoğunluk
Haber-Kamera: Ali Sencer ARSLAN/ZONGULDAK, (DHA)
==========================================
10) KAPICININ EŞİNİ ÖLDÜREN İLHAN ŞAHAN’IN BOŞANMA AŞAMASINDAKİ EŞİ: ÇOCUKLARIMI ÖLDÜRMEKLE TEHDİT EDİYORDU
KAYSERİ’de boşanma aşamasındaki eşini öldürmek için yaşadığı eve giden ve apartman görevlisinin eşi Melek Gül’ü (36) öldüren emekli başçavuş İlhan Şahan’ın, eşi Yasemin Şahan’a yıllardır tehdit ve şiddet uyguladığı ortaya çıktı. Emekli hemşire Yasemin Şahan (48), “Cinayet zanlısı, boşanma aşamasında olduğum İlhan Şahan, bana yıllardan beri zulmediyordu, işkence ediyordu. Beni hep çocuklarımı öldürmekle tehdit ediyordu” dedi.
Olay, 8 Aralık’ta saat 10.00 sıralarında Melikgazi ilçesi Köşk Mahallesi Eser Sokak’taki 14 katlı binada meydana geldi. Emekli başçavuş İlhan Şahan, ayrı yaşadığı boşanma aşamasındaki eşi emekli hemşire Yasemin Şahan’ı öldürmek için yaşadığı eve gitti. Binaya girdiği esnada karşılaştığı apartman görevlisinin eşi Melek Gül ile tartışmaya başladı. Gül’ü yanındaki bıçakla ağır yaralayan İlhan Şahan, daha sonra eşinin yaşadığı daireye çıktı. Baltayla kapıyı kırmaya çalışan İlhan Şahan, kapının açılmaması üzerine olay yerinden kaçtı. İhbarla adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralanan 2 çocuk annesi Melek Gül, kaldırıldığı hastanede kurtarılamadı. Kaçan İlhan Şahan ise jandarma ekiplerine teslim olarak emniyete sevk edildi. Gözaltına alınan İlhan Şahan, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öldürülen Melek Gül ise memleketi Kahramanmaraş’ta toprağa verildi. Yasemin Şahan’ın geçen yıl haziran ayında, yaşadıkları kavga sonucunda kadın sığınma evine gittiği, eşinden şikayetçi olduğu belirtildi. Daha sonrasında küçük oğlunu da yanına alan Yasemin Şahan’ın birkaç gün sonra eşin uzaklaşmak için Kıbrıs’a taşındığı belirtildi. İlhan Şahan’ın bu süre içinde de Yasemin Şahan’a telefondan tehdit mesajları attığı ortaya çıktı. Eşinin adresini bulup Kıbrıs’a giden İlhan Şahan’ın, şikayet sonucu 4 ay hapis yattığı öğrenildi. Bu yıl haziran ayında yeniden Kayseri’ye taşınan Yasemin Şahan, ağustos ayında kocasının yeniden kapısına gelmesi üzerine 6 aylık uzaklaştırma kararı aldırttığı, bu süre içinde İlhan Şahan’ın kayınvalidesinin kafasını çekiçle yaralayıp darbettiği ve 2 ay hapis yattığı bildirildi. İlhan Şahan’ın 4 ay önce binaya girdiği de güvenlik kameralarına yansırken, eşine attığı tehdit içeren ses kayıtları da ortaya çıktı.
‘TELEFONUMU KOPYALAYARAK GELEN ARAMALAR VE MESAJLARI KENDİ TELEFONUNA DÜŞÜYORDU’
Yasemin Şahan, cinayetin meydana geldiği Melikgazi ilçesindeki apartmanda bulunan evinde yaşadıklarını DHA muhabirine anlattı. Öldürülmekten şans eseri kurtulan Yasemin Şahan, “Cinayet zanlısı, boşanma aşamasında olduğum İlhan Şahan, bana yıllardan beri zulmediyordu, işkence ediyordu. Beni hep çocuklarımı öldürmekle tehdit ediyordu. Evime kamera yerleştirdi. Telefonumu kopyalayarak gelen aramalar mesajlar kendi telefonuna düşüyordu. O şekilde de takip ediyordu. Bir gün yaşadığımız tartışma sonrası telefonumun SIM kartını çıkarıp evden ayrılmış. SIM kartımın olmadığını fark edince polisi aradım. Polisi bilgilendirdim, polis geldi. Emniyete gittim, ifademi verdim. Kendisinden şikayetçi oldum. Bu olay 9 Haziran 2024 tarihinde oldu. Sığınma evine gitmek istediğimi söyledim. Sığınma evine gittim. Kendisine 2 ay uzaklaştırma kararı çıkartıldı. Sonra yurt dışındaki oğlumla irtibata geçtim. Durumu anlattım. Yurt dışındaki oğlum da o gün tesadüfen kendisinin yıllar öncesi birlikte çalıştığı, kendisini öz kardeşi gibi gören değer veren ağabeyi oğlumu aramış. Oğlumun ses tonundan iyi olmadığını anlayıp durumu anlatmasını istemiş. Kendisi bizi hiç tanımadığı halde hemen o anda bana ve küçük oğluma yardımcı olabileceğini Kıbrıs’a gitmemizi söylemiş. 10 Haziran 2024 tarihinde bu görüşme sonrası sığınma evinden çıkma kararı aldım” diye konuştu.
‘ÇOCUĞUMUN KİMLİK KARTINI İPTAL ETTİRDİ’
Kıbrıs’a taşındıklarını ve orada da eşinin kendilerini rahatsız ettiğini anlatan Yasemin Şahan, “Biz orada telefon numaralarımızı değiştirdik. Adresimi, telefon numaramı hiç kimseye bildirmedim. Ailemin dahi haberi yoktu. Sadece üç kardeşim biliyordu. Başka hiç kimseyle görüşmüyordum. Bizim telefon numaralarımıza, evimizin adresine ulaşmış, bize yardımcı olan insanların telefon numaralarını bulmuş, onlara ulaşmış. Onları da tehdit etmeye başladı. Bize Kıbrıs’ta da elinden gelen bütün zorlukları gösterdi. Hayatımı zorlaştırmaya çalıştı. Benim banka kartımı iptal ettirdi. Çocuğumun eğitimini engellemek için Türkiye’den kaydını aldığımız halde Türkiye’de sınıfta kalmasını sağlamaya çalıştı. Üniversite sınavına giriş işlemlerini yapacağımız zaman çocuğumun kimlik kartını iptal ettirdi” dedi.
‘SÜREKLİ ÖLÜM TEHDİTLERİ GÖNDERİYORDU’
İlhan Şahan’ın geçen nisan ayında yurt dışı çıkış yasağı olduğunu söyleyen Yasemin Şahan, “Zaten ondan dolayı güvende olacağımız düşüncesiyle Kıbrıs’a oğlumu alıp gitmiştim. Yurt dışı çıkış yasağı kaldırılınca bizim evimize, kapımızın önüne geldi. Bana zaten sürekli ölüm tehditleri gönderiyordu. Bunların hepsini ben polise sundum. Bu ölüm tehditlerinden dolayı mahkemeye çıkartıldı. Kendisine 7 ay ceza verildi. Daha sonra biz şartlarımızı ayarlayarak tekrardan Türkiye’ye dönüş yaptık. Kendisi 22 Ağustos 2025’te kapımızın önüne geldi. Ben bu esnada avukata başvurmuştum. 6 aylık uzaklaştırma tedbir kararım çıkartılmıştı. Ben sürekli buraya geldiğimden itibaren haftada bir ya da iki gün sürekli polisi arıyordum. Uzaklaştırma kararını ihlal ettiğinden dolayı sürekli şikayetçi oluyordum. Fakat şikayetlerimin neticesinde hiçbir şekilde kendisine bir cezai yaptırım uygulanmadı” ifadelerini kullandı.
‘ANNEMİ ÖLDÜRME MAKSADIYLA SALDIRDI’
Bütün yaşadıklarını komşularıyla paylaştığını belirten Yasemin Şahan, “Kendisinin durumu hakkında komşularımı hep bilgilendirdim. Zaten komşularım da sürekli polislerin gelip gittiğini biliyordu. Bu şahsın ne derece psikopat olduğunu komşularım da anlamıştı. Annemi de darp etti. Annemin yaşadığı eve bıçak ve çekiçle girerek hiç konuşma fırsatı bile vermeden annemi öldürme maksadıyla saldırdı. Annemin kafasını üç yerinden yardı. Ondan dolayı cezaevine girdi. Benim bu kadar şikayetime rağmen, hiçbir şekilde bir cezai yaptırım uygulanmadı kendisine. Sadece Kıbrıs’ta ki yaptığı girişimden dolayı 4 ay Kıbrıs’ta, anneme yaptığı saldırıdan dolayı 2 ay cezaevinde hapis yattı. Olay günü 08.45’de evimde oturmuş televizyon izliyordum. Birden elektriklerin kesildiğini fark ettim. O esnada kendisinin geldiğini hissettim. Bina kapısını açıp kontrol ettim. Binada elektrik var mı diye. Elektriğin olduğunu fark ettim ama o esnada da kata asansörün geldiğini fark ettim” dedi.
‘BALTAYLA KAPIYA SALDIRMAYA BAŞLADI’ Kapıyı hızlıca kapatıp, kilitlediğini aktaran Şahan, şöyle devam etti: “Ben kilitler kilitlemez baltayla kapıya saldırmaya başladı. ‘Uzaklaş git polisi arıyorum’ diye seslendim. Bağırdım. Ona rağmen hiçbir şekilde durmaksızın yine baltayla kapıya vurmaya devam ediyordu. Oğlum geldi sese. Oğlum da aynı şekilde seslendi. ‘Git buradan uzaklaş, polisi arıyoruz’ dedi. Yine uzaklaşmadı kapının önünden. Yani bayağı bir kapıyı kırmak için mücadele verdi. Sonrası kapıyı kıramayacağını anlayınca bizim de polise haber verdiğimizi anlayınca uzaklaştı. Polisler geldiler. Ben bu esnada bina içerisinde neler olup bittiği hakkında hiçbir şekilde bilgim yoktu. Melek Gül’ün yakınları geçmiş olsuna geldiler. Acımızı paylaştık karşılıklı. Onlar kendisinin emniyette verdiği ifadeyi bana söylediler. Eşim, buraya gelmeden önce görevliyi arayıp hediye getireceğini söylemiş. O da hanımının evde olduğunu, eve bırakmasını söylemiş. O şekilde kapıyı açtırmış. Hanıma da beni aramasını, aşağı çağırmasını söylemiş. O da bizim mevzulardan haberdar olduğu için ‘Ben çağıramam ağabey’ demiş. Bunun üstüne sinirlenmiş, Melek Hanım’a saldırmış. Melek Hanım’a saldırdıktan sonra benim dairemin önüne gelip baltayla kapımızı kırmaya çalışmış.”
‘MELEK HANIM VE AİLESİ ADINA ÇOK ÜZGÜNÜM’
Eşi İlhan Şahan’ın, binaya elinde bir çantayla girdiğini aktaran Yasemin Şahan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Gelirken de zaten bizi öldürmek için bütün malzemeleri getirmiş. Bana söyledikleri kadarıyla kelepçe, ağzımı tıkamak için bir bez parçası, tırnakları çekmek için pense, ip vardı. Melek Hanım ve ailesi adına çok üzgünüm. Bunların yaşanmasını gerçekten istemezdim. Polisin müdahale etmesi için bir masum kadının öldürülmesi mi gerekiyordu? Cinayet 9 Aralık 2025 tarihinde yapıldı. Ben de o gün mağdurdum. Zaten gelen kişi beni öldürmeye gelmişti. Ben de ölebilirdim çocuğumla birlikte. Ben onun psikolojisini Melek Hanım’ın çocuklarının ve eşinin acısını yaşarken bina yönetimi kendi aralarında karar vermişler. 11 Aralık 2025 tarihinde henüz 18 yaşına giren oğlumu 40 tane erkek karşılarına alarak ‘binadan çıkmanızın kararını verdik, en kısa zamanda sizin iyiliğiniz için bu binadan ayrılın’ diye oğluma bildirmişler. Ben bu kadar işkence gördüğüm, bu kadar kötü anıların olduğu bir eve zaten gelmek istemezdim. Benim maddi olanaklarım elvermediği için zaten ben bu binaya geldim. Ben 19 aydan beri boşanma aşaması içerisindeyim. Ben buradan Kıbrıs’a gittiğimde şahıs İlhan Şahan evi satmamam için evime şerh koydurmuş. Evim satılabilir ya da kiraya verilir pozisyonda bile değil. Ben ondan dolayı zaten bu evden çıkamıyorum. Zaten kötü anılar yaşadığım eve hiçbir zaman gelmek istemezdim.” (DHA)
Görüntü Dökümü
————
-Güvenlik kamerası görüntüsü
-Ses kaydı
-Yasemin Şahan’ın konuşması
Haber-Kamera: Furkan KAVUKLU – Remzi Batuhan ÜNAL/KAYSERİ, (DHA)
==========================================
11) KOZMETİK FABRİKASINDAKİ YANGINDA ÖLENLERİN YAKINLARIDAN SGK İL MÜDÜRÜĞÜ’NE DİLEKÇE
KOCAELİ’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği kozmetik fabrikası yangına ilişkin, ölenlerin yakınları Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) verdikleri dilekçede, ilgili firmanın geçmiş yıllara yönelik yapılan denetim raporları, kayıt dışı istihdam uygulamaları, iş kazası bildirimi yükümlüklerinin ihlali ve tüm SGK mevzuatı yönlerinden incelenmesi ve bunun kendilerine bildirilmesini talep etti.
Dilovası’na bağlı Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir kozmetik fabrikasında, 8 Kasım’da saat 09.00 sıralarında yangın çıktı. Yangında Şengül Yılmaz (55), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17), Cansu Esetoğlu (16), Esma Gikan (65), Hanım Gülek (65) ve Tuncay Yıldız (48) hayatını kaybetti. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 11 şüpheliden şirket sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör, ‘Olası kastla öldürme’ suçlamasıyla, Ali Osman Akat ve Onay Yürüklü, ‘Suçluyu kayırma’ suçlamasıyla tutuklandı. Şüphelilerden G.B., H.E., Ö.A. ve Güven Demirbaş ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 30 Kasım günü tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan fabrika sahibi Kurtuluş Oransal, hayatını kaybetti.
BİRÇOK İSİM AÇIĞA ALINDI
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Ortak Sağlık ve Güvenlik Biriminin (OSGB) Sorumlu Müdürü Ünal Aslan ve fabrika binasını kozmetik firmasına kiraya veren mal sahibi Güven Demirbaş gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler tutuklandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, olayın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kocaeli İl Müdürü, SGK Kocaeli İl Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu Kocaeli İl Müdürü, İŞKUR Dilovası Hizmet Merkezi Müdürü, İŞKUR CİMER’den Sorumlu Şube Müdürü ve 1 personelin açığa alındığını duyurdu. Dilovası Belediyesi tarafından ise Belediye Başkan Yardımcısı Necati Temiz, Zabıta Müdürü Nizamettin Balcı ile zabıta memurları Cengiz Taşdemir, Ömer Kocabay ve Tekin İlaslan da açığa alındı.
ÖLENLERİN YAKINLARINI DİLEKÇE VERDİ
İzmit ilçesi Yahyakaptan Mahallesi’ndeki SGK İl Müdürlüğü önünde yangında ölen Hanım Gülek kayınbiraderi Mehmet Gülek, Esma Gikan akrabası Engin Aras, Şengül Yılmaz’ın eşi Salih Yılmaz ve kız kardeşi Emine Bulut, Tuğba Taşdemir’in babası Şahin Taşdemir, Cansu Esetoğlu’nun babası İbrahim Esetoğlu ve ailelelerin avukatları Mürsel Ünder bir araya geldi. Topluluk ardından birlikte geçici olarak SGK Müdürlüğü’ne atanan kişi ve ilçe müdürleriyle görüşüp dilekçelerini verdi. Dilekçede; Ravive Kozmetik’te meydana gelen iş kazası nedeniyle acilen denetim yapılması, geçmiş denetim raporlarının incelenmesi, kayıt dışı istihdamın araştırılması, işe giriş ve iş kazası bildirimlerindeki ihlaller için idari para cezalarının uygulanması, kusur ve sorumluluk tespitlerinin yapılması, ilgili işyerlerinde gerekli yaptırımların uygulanması ve tüm işlemlerin sonuçlarının hem kuruma hem de başvuranlara resmi olarak bildirilmesi talepleri yer aldı. Ayrıca dilekçede, Ravive Kozmetik’te iş kazasının aciliyetine binaen hızlı ve etkin bir şekilde denetim için müfettişler atanması da talep edildi.
‘3 KURUŞ PARAYA ÇALIŞTIRILAN İNSANLAR KATLEDİLDİLER’
Görüşmenin kendi adına olumsuz geçtiğini ifade eden aile Avukatı Mürsel Ünder, “34 gündür vahşi şekilde katledilen işçiler var. Şehrin ana caddesinde kaçak çalıştırılan bir iş yerinde katledildi. Tüm kamu kurumlarının gözleri önünde katledildi. Biz, kamu kurumlarının sorumsuzluğunun olduğunu ve denetimlerle ilgili çok büyük eksiklikler olduğunu; memleketimizin genel bir sorunu olduğunu biliyoruz. Çocuk, kadın ve göçmen işçilerin çalıştırıldığı sigortasız çalıştırılmanın ana prensibi olduğu bir iş yeri olarak yıllarca işletilmiş. Alışveriş merkezlerine pahalı parfümleri doldurabilmek için 3 kuruş paraya çalıştırılan insanlar katledildiler. Sosyal Güvenlik Kurumu’nda da, Sosyal Güvenlik Kanunu ve genelinde de tamamıyla ilgili sorumlukların olduğunu biliyoruz” dedi.
‘KİM SUÇLUYSA CEZASINI ÇEKSİN’
Yangında hayatını kaybeden Esma Gikan’ın akrabası Engin Aras, “İlgili tüm kurumlara tek tek gideceğiz, bilgi alacağız. Yalnız değiliz; barolar var, meslek grupları var tüm Türkiye bizim arkamızda. 34 gün oldu. İleriye dönük hiçbir adım atılmadı. Dilovası’nda korkunç bir rant var ve biz canlarımızı bu nedenle kaybettik. Ucu kime dokunuyorsa dokunsun bunun peşini bırakmayacağız. Dilovası imar müdürü, emniyet müdürüne yazdığı yazıda diyor ki; patlamanın olduğu iş yerinde ruhsat yok, iskan yok. Yani ‘Bizim böyle bir binadan haberimiz yok’ diyorlar ama işletme ruhsatı verilmiş. Peki bu ruhsatı kim verdi? Açığa alınan kişiler hala meclis toplantılarına gidiyor. Dilovası meclisinde konuşma yaptığım gün sabaha kadar tehdit edildim. Bizim hedefimiz kişi veya kurum değil, kim suçluysa cezasını çeksin” ifadelerini kullandı.
‘HERKES ARKAMIZDA’
Hayatını kaybeden Şengül Yılmaz’ın kız kardeşi Emine Bulut ise “34 gündür hiçbir yerden cevap alamıyoruz. Herkes kenara çekildi suçlular sanki ölenler gibi görüntü var. Herkes arkamızda ben Cumhurbaşkanı’ma da söylüyorum lütfen Dilovası’nda ne gerekiyorsa yapılsın. Adalet yerini bulsun, ablamın hakkı kalmasın. Kimin suçu günahı varsa cezasını çeksin. Kanımın son damlasına kadar devam edeceğim” dedi.
‘KİM OLURSA OLSUN CEZASINI ÇEKMELİ’
Hayatını kaybeden Cansu Esetoğlu’nun babası İbrahim Esetoğlu, “İş yeri baştan sona kadar suçludur. Yangın merdiveni yok, bir fiske yağmur yok, yangın söndürme tüpü yok. 1 yıldır CİMER’e şikayet edilmiş. Biz diyoruz ki ‘CİMER’den size bilgi gelmedi mi?’ onlar da ‘gelmiştir bilmiyoruz ilgileniyorlar’ diyorlar. Kim izin verdi diye soruyoruz, onun da cevabı yok. Bu suçlular nerde diyoruz. İşletme baştan sonra suçludur. Nasıl ruhsat verildi. 7 canımız gitti bu işin arkasını bırakmayacağız. Kim olursa olsun cezasını çekmeli” diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
————–
-Hayatını kaybedenlerin yakınlarından görüntü
-Ailelerin Avukatı Mürsel Ünder’in açıklamaları
-Hayatını kaybeden Esma Gikan akrabası Engin Aras’ın açıklamaları
-Hayatını kaybeden Şengül Yılmaz’ın kız kardeşi Emine Bulut’un açıklamaları
-Hayatını kaybeden Cansu Esetoğlu’nun babası İbrahim Esetoğlu’nun açıklamaları
Haber-Kamera: Ardacan UZUN – Nazım Özgün ERBULAN/İZMİT (Kocaeli), (DHA)
==========================================
12) SİLAH KAÇAKÇILIĞI OPERASYONUNDA 1’İ POLİS 3 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
ZONGULDAK’ın Ereğli ilçesindeki silah kaçakçılığı operasyonunda 2’si polis 13 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden Şaban M., Ahmet K. ve polis memuru Erkan Ö. tutuklandı.
Ereğli Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçla Mücadele Büro Amirliği (KOM) ekipleri tarafından, teknik ve fiziki takip çalışması yapılan silah kaçakçılarına yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda, 2’si polis memuru, 13 şüphelinin ev ve iş yerlerine eş zamanlı baskınlar yapıldı. Polis memurları Erkan Ö. ve B.K., tornacı Ahmet K., Şaban M., N.G. ve S.S ile birlikte toplam 13 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden polis memuru Erkan Ö.’nün silah yapımında ara bağlantıları sağladığı, tornacı Ahmet K.’nin silah bozma ve tamir işlerini yaptığı ve şüphelilerin kaçak silah imalatı ile parça temini yaptıkları öne sürüldü. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 10 şüpheli serbest bırakıldı. Şüphelilerden polis memuru Erkan Ö., Ahmet K. ve Şaban M., sabah saatlerinde sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
————–
-Şüphelilerden detaylar
-Araçların adliyeden ayrılması
-Adliye binası
Haber-Kamera: Sinan KABATEPE/EREĞLİ (Zonguldak), (DHA)
==========================================
13) MASAJ SALONLARINA FUHUŞ OPERASYONUNDA GİZLİ BÖLMELER, ZİL SİSTEMİ BULUNDU; 15 GÖZALTI
EDİRNE’de polisin masaj salonlarına yönelik düzenlediği fuhuş operasyonunda 15 şüpheli gözaltına alındı. Salonlarda gizli bölmeler ve denetimlere karşı zil sistemi bulundu.
Edirne Emniyet Müdürlüğü Asayiş ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, masaj salonlarına yönelik yaptığı çalışmada, bazı mekanların işletme faaliyet konusu dışında hareket ederek, müşteri olarak gelen erkek şahıslara fuhuş amaçlı teklifler yaptığı, fuhuş için yer temin ettiği ve aracılık yaptığı, çalışan kadın şahıslara fuhuş yaptırmak suretiyle haksız kazanç elde edildiğini belirledi. Polis, 3 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından 5 masaj salonuna eş zamanlı operasyon düzenleyerek 15 şüpheliyi gözaltına aldı. Şüphelilerden birinin, ‘Birden fazla kişi ile birlikte yağma suçundan’ 11 yıl 1 ay ay 10 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu, ‘silahlı yağlı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından da hakkında yakalama kararı çıkarıldığı saptandı.
İşletmelerde yapılan kontrollerde gizle bölmeler ile denetimlere karşı zil sistemi kurulduğu ortaya çıkarıldı. Aramalarda; dijital materyaller, cinsel içerikli ürünler ile randevu defteri olarak kullanıldığı değerlendirilen evraklara el konuldu. Operasyonla ilgili salonlarda çalışan 29 kadının mağdur sıfatıyla, fuhuş yaptığı tespit edilen veya teklif yapılan 19 kişinin de bilgi alma amaçlı beyanlarına başvuruldu. (DHA)
Görüntü Dökümü
—————–
-Kurulan zil sisteminin bulunması
-Salonlarda yapılan aramalar
-Gözaltına alınan şüpheliler
Haber-Kamera: Umut IŞIK/EDİRNE, (DHA)
==========================================
14) BURSA’DA 8 KAÇAK GÖÇMEN YAKALANDI
BURSA’nın İnegöl ilçesinde jandarma ekipleri, ülkeye kaçak yollarla giriş yaptığı tespit edilen 8 kaçak göçmen yakaladı.
İnegöl İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, kırsal Cerrah Mahallesi’ndeki bir apartmanda kaçak göçmenlerin bulunduğu ihbarı üzerine harekete geçti. Adrese yapılan baskında, ülkeye kaçak yollarla girdiği tespit edilen 8 kaçak göçmen yakalandı. Yakalanan göçmenler, İnegöl Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
——————-
-Kaçak göçmenlerin hastane getirilişi
Haber-Kamera: Yavuz YILMAZ/İNEGÖL (Bursa), (DHA)
==========================================
15) EVE YAPILAN BASKINDA 1’İ FİRARİ HÜKÜMLÜ 6 KİŞİ, TABANCA VE BIÇAKLARLA POLİSE DİRENDİ
KONYA’da bir eve düzenlenen operasyonda firari hükümlü, tabancayla; yanındaki 5 kişi de bıçakla polise direndi. Adrese takviye ekip istenirken, 6 kişi bir süre sonra gözaltına alındı.
Konya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, hakkında ‘Birden fazla kişi tarafından silahla yağma’ suçundan kesinleşmiş 17 yıl hapis cezası bulunan S.K.’nin saklandığı adresi tespit etti. Ardından ekipler, Karatay ilçesindeki adrese operasyon düzenledi. S.K., eve gelen polislere tabanca doğrultup direnmek istedi. Bu sırada evdeki 1’i kadın 5 kişi de S.K.’nin yakalanmasını engellemek için bıçakla polise direnmeye çalıştı. Bunun üzerine adrese takviye olarak çok sayıda ekip sevk edildi. Ekipler, bir süre sonra S.K. ve yanındaki 5 kişiyi gözaltına aldı. Şüphelilerin üst aramasında, uyuşturucu madde ele geçirildi. Evden de uyuşturucu haplar çıktı. Şüphelilerden 1’i kadın 5 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. Hükümlü S.K. de sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
—————-
-Şüphelilerin direnmesi
-Şüphelilerin yere yatırılması
Haber-Kamera: KONYA, (DHA)
==========================================
16) POLİS MEMURUNA OTOMOBİLLE ÇARPAN 2 KARDEŞE GÖZALTI
SAMSUN’un Atakum ilçesinde ‘dur’ ihtarına uymayıp, polis memuruna çarparak yaralayan 2 kardeş, gözaltına alındı. Olay anının güvenlik kamerası kayıtları ortaya çıktı.
Kaza, 29 Kasım’da saat 23.00 sıralarında, Atakum ilçesi Körfez Mahallesi Adnan Menderes Bulvarı’nda meydana geldi. İddiaya göre, Yağız Eren Ç. (19), kullandığı 60 TB 272 plakalı otomobille, ‘dur’ ihtarına uymayıp, uygulama yapan İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Yunus Timleri’nde görevli polis memuru Önder K.’ye çarptı. Otomobil, diğer polis memurları tarafından durduruldu. Otomobildeki sürücü Yağız Eren Ç. ile yanındaki kardeşi E.Ç. (17), gözaltına alındı. Yaralanan polis memuru, hastaneye götürülüp, tedaviye alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 2 kardeş, sevk edildiği adliyede çıkarıldıkları hakimlik tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Polisin durumunun iyi olduğu öğrenilirken, olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ise dün ortaya çıktı. (DHA)
Görüntü Dökümü
———————–
-Kaza anı güvenlik kamerası
Haber-Kamera: Emre ÖNCEL/SAMSUN, (DHA)
==========================================
17) MARKETE PATLAYICI MADDE ATIP KAÇAN ŞÜPHELİ ARANIYOR
DİYARBAKIR’da kimliği belirsiz şüpheli, bir markete patlayıcı maddeyle saldırıp kaçtı. Olayda yaralanan olmazken, iş yerinde hasar meydana geldi. Şüpheli, aranıyor.
Olay, önceki gün gece Bağlar ilçesi 5 Nisan Mahallesi Gürsel Caddesi’nde bir markette meydana geldi. Kimliği belirsiz şüpheli, markete patlayıcı madde attı. Saldırı sırasında markette bulunan iş yeri sahibi S.D. yara almadan kurtulurken, şüpheli ise kaçtı. Patlama nedeniyle markette hasar oluştu. İhbarla adrese polis ekipleri sevk edildi. Ekipler, şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı.
El BOMBASININ PATLAMA ANI KAMERADA
Diyarbakır’da kimliği belirsiz şüphelinin, bir markete patlayıcı maddeyle saldırıp kaçtığı anların güvenlik kamerası kayıtları ortaya çıktı. Şüphelinin markete attığı patlayıcı maddenin, el bombası olduğu tespit edildi. Kamera kaydında, yüzü kapalı şüphelinin kapısını açtığı marketten içeri el bombasını atıp kaçtığı, bir süre sonra patlamanın meydana geldiği ve yangına neden olduğu, iş yerinin yanından geçen bir kadın da patlama sırasında kırılan camlardan etkilenip, hızla bölgeden uzaklaştığı görüldü. Ayrıca, çevredekilerin marketin içine girip, bidonla su dökerek yangını söndürmeye çalıştığı anlar da kameraya yansıdı.
Polisin, olayla ilgili soruşturması sürüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
——————-
-Şüphelinin market kapısını açıp el bombasını atması
-Patlama anı
-Yoldan geçen kadının kırılan camlardan etkilenerek hızla uzaklaşması
-Çevredekilerin markete girişi
-Yangını söndürmeleri
Haber-Kamera: Seyfettin EKEN/DİYARBAKIR, (DHA)
==========================================
18) AYDINLI PİDECİ, MÜŞTERİSİNİ KALP MASAJIYLA HAYATA BAĞLADIĞI ANLAR KAMERADA
AYDIN’da pide ustası Ahmet Salış (39), kalp krizi geçiren müşterisine kalp masajı yaparak bilincini yerine getirdi. Kalp masajı yaptığı anlar güvenlik kamerasına yansıyan Salış, “Bu işletmelerde çalışan herkesin bu müdahaleleri bilmesi gerektiğine inanıyorum. O an soğukkanlı davrandım, korkmadım, çekinmedim; yapılması gereken her şeyi yaptımö dedi.
Olay, dün saat 17.00 sıralarında Aydın’ın Efeler ilçesi Doğu Çevre Bulvarı’ndaki bir pide salonunda meydana geldi. Pide ustası Ahmet Salış, tezgahta çalıştığı sırada müşterilerden birinin fenalaştığını fark etti. Hemen masaya yönelen Salış, müşterinin kalp krizi geçirdiğini fark ederek kalp masajı yapmaya başladı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ekipleri de sevk edildi. Salış’ın müdahalesiyle bilinci yerine gelen müşteri, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Bu anlar, işyerinin güvenlik kameralarına da yansıdı.
‘TÜM PERSONEL İLK YARDIM EĞİTİMİ ALMIŞTI’
O anları anlatan Salış, “Tezgahta çalıştığımız sırada masada kızıyla yemek yiyen amcamız fenalaştı. Kızı çığlık atmaya başladı. İlk önce nefes borusuna yemek kaçtığını zannettim. Yaklaştım, yüzüne baktım. Personelim de 112’yi aradı. Amcanın gözlerine baktığımda sadece gözlerinin beyazı görünüyordu. Hafif bir nefes alma verme vardı ve terliyordu. Boğazına bir şey kaçmış gibi durmuyordu. Kızı ‘Babam kalp hastası, kalp krizi geçiriyor olabilir’ deyince onu sandalyeden yavaşça yere yatırdık. Hemen kalp masajına başladım. Bir iki kez bastıktan sonra amca gözlerini açtı, bilinci yerine geldi. Sonra terini sildik. Başının altına yastık benzeri bir şey koyduk. Bilincinin yerine gelmesi bizi çok sevindirdi. İş yerimizde iş sağlığı ve güvenliği kapsamında tüm personel ilk yardım eğitimi almıştı. Hepsi sırasıyla yapılması gerekenleri uyguladı. Hepsine teşekkür ederim” diye konuştu.
‘SOĞUKKANLI DAVRANDIM’
İlk yardımın önemine de değinen Salış, “Ben de daha önce iş sağlığı ve güvenliği ile ilk yardım eğitimleri aldım. Özellikle bizim meslekte nefes borusuna yemek kaçması gibi durumlarda Heimlich manevrasını bilmek çok önemli. Bu işletmelerde çalışan herkesin bu müdahaleleri bilmesi gerektiğine inanıyorum. O an soğukkanlı davrandım, korkmadım, çekinmedim; yapılması gereken her şeyi yaptım. Yanlarına gitme fırsatım olmadı ama amcanın sağlık durumunun iyi olduğunu öğrendim. Bu bizi çok rahatlattı ve sevindirdi. Sadece iş yerimizde değil, dışarıda da bir şey görsek insanların uzaktan izlemek yerine müdahale etmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü en küçük bir hareket bile hayat kurtarabilir” ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
——————-
-Ahmet Salış röportaj
-Çalışırken görüntü
-Güvenlik kamera görüntüsü
Haber-Kamera: MELEK FIRAT/AYDIN, (DHA)
==========================================
19) SU SAMURU, BOSTANCILAR GÖLETİ’NDE GÖRÜNTÜLENDİ
KARABÜK’ün Eflani ilçesindeki Bostancılar Göleti’nde nesli tükenme tehlikesi altında bulunan su samuru, doğa tutkunu bir vatandaş tarafından beslendiği sırada görüntülendi.
Eflani ilçesinde bulunan Bostancılar göletine giden doğa tutkunu Ömer Faruk Korkmaz, suyun yüzeyinde su samuru ile karşılaştı. Korkmaz, suda yakaladığı ıstakozu yiyen su samurunu görüntüledi. Kısa süre su yüzeyine çıkan su samuru, beslendikten sonra tekrar suya dalarak gözden kayboldu. (DHA)
Görüntü Dökümü
————-
-Su samurunun balık yediği ve gölette yüzdüğü anlar
Haber: Murat ÖZELCİ/KARABÜK, (DHA)
==========================================
